Konu : Uzaktan Beyin Kontrolü...
6/3/2009 ·
Konu : Uzaktan Beyin Kontrolü...
Günümüzde, Batı Dünyası’nda özellikle İngiltere’de ve A.B.D.’de gizli
terörizm sıkça kullanılmaktadır. Bu terörizm, meselâ halka açık bir
mekânda bir bomba patlatılarak yüzlerce masum insanı ya da - doğru
veya yanlış bir şekilde- suçlanan aşırı uçlardaki politikacıları
öldüren veya yalanlayan tipte bir hâdise değildir.Bu hâdise temelde,
çok sayıda masum insanın uzak bir bölgeden ferdî veya kitlesel olarak
sistematik bir şekilde, fizikî ve ruhî saldırıya maruz kaldığı bir
hâdisedir.Bu silâhların sahip olduğu esas güç, kurbanların saldırıya
maruz kalırken, bunların dış kaynaklar tarafından yapıldığının
farkında bile olmamaları ve bu sebeble de kendilerini koruyacak
hiçbir imkâna sahip olmamalarıdır.Bu saldırılar, böyle bir saldırıdan
hiç şüphelenmeyen kurbanlarda:
Hafif veya şiddetli baş agrisi, sinirlilik ve huzursuzluk, atalet ve
bitkinlik, stres
Mide bulantısı uykusuzluk
Göz hasarı, felç, saldırganlık ve öfke
Paranoya ve panik atak, isteri, şizofreni, halisünasyonlar
Hafıza kaybı, düzensiz düşünceler, karakteristik olamayan
duygulanmalar
Tedirgin davranışlar, akıl karışıklığı, ümitsizlik
Beyin ve sinir sistemi hasarı, kalp çarpıntısı, hızla ilerleyen
kanser
İntihara varan şiddetli depresyon
Gibi sayısız değişik emarelere sebep olabilir.
GERÇEKTE HERHANGİ BİR DUYGUSAL, ZİHNÎ VEYA DUYARLI ALGILAMA SUNÎ
OLARAK OLUŞTURULABİLİR VE KİŞİ NEREDE OLURSA OLSUN UZAK BİR YERDEN
OLUMSUZ YÖNDE MANİPÜLE EDİLEBİLİR (YÖNLENDİRİLEBİLİR).
Bu teröristler kimlerdir? Bunların toplumun masum ferdlerini gizli
bir şekilde öldüren ve sakatlayan silahları nelerdir? Bu silâhların
kullanımı niçin halkın bilgisi dışındadır?
Cevap basittir. Bu teröristler, gerçekte İngiltere’de çalişan
istihbarat ajanlaridir. Evet bu doğrudur. Bunlar büyük ihtimalle
toplumumuzu terörist saldırılardan korumak için varolan aynı
istihbarat ajanlarıdır.
İlk açığa çıktığında tuhaf ve inanılmaz olduğu kadar, şu bir
gerçektir ki, bu silahlar mevcuttur ve toplumumuza karşı
kullanılmaktadır. Bu gerçek kendilerine “psikotronik” saldırılar
yapıldığını iddia eden çok sayıda kişinin iddialarıyla beraber
tetkikler sonucu elde edilen delillerle desteklenmektedir.
İngiltere’de, MIT (Askerî İstihbarat), M.D (Savunma Bakanligi),
G.C.H.Q (Genel Haberleşme Karargahi), ve Menwith Hill, Nurth
Yorkshire’de üslenen A.B.D. Ulusal Güvenlik A.B.D Ulusal Güvenlik
Teşkilatı, Ingiliz halkinin üzerindeki bu gaddarca saldirilarin esas
suçlularidir.
Bunların kullandığı silâhlar, “ticaret”te öldürücü olmayan silâhlar
veya sessiz silâhlar olarak vasıflandırılmaktadır. Bu silâhlar yeni
değildir. 50 yıldan daha uzun süredir bunlar operasyonlarda ve
toplumun masum bireyleri üzerinde ve “mücadele”de kullanılmaktadır.
Rusya Ordusu, 50′li yıllar boyunca yüksek standartlı teknoloji
kullanarak günümüzde “Psy-Ops Mücadelesi” olarak adlandırılan
hâdisede ilk liderdi. Bu sessiz silâhlar Rusya Ordusu tarafından
kendi ülkelerini savunmak için geliştirildi. Fakat bunlar durumdan
şüphelenmeyen Rus halkı üzerinde deneyler yapılarak
mükemmelleştirildi.
Bu aşiri olumsuz ve otoriter anlayiş dünyada “sessiz silâh”
teknolojisinin liderleri olan ve bunu inanilmaz seviyede geliştiren
Ingiliz ve Amerikan askerî ve polis istihbarat ajanlarinin hiyerarşik
yapisi içinde bugün hâlâ mevcuttur.
“UZAKTAN BEYİN KONTROLÜ” İLE DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME DENEYLERİ VE MEVCUT
STATÜKOYU DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞAN İNSANLARA KARŞI
SUİKASTLER YAPILMASI İÇİN, GÜNÜMÜZDE BİRÇOK MASUM VE HABERSİZ İNSAN,
KİTLESEL VEYA FERDÎ OLARAK BU ZİHNİYETİN NETİCELERİNDEN ZARAR
GÖRMEKTEDİRLER.
DÜZEN TARAFINDAN İSTENMEYEN VE BU SEBEBLE DE GÖZDEN ÇIKARILAN İNSAN
GRUPLARI OLABİLECEĞİ GİBİ, HERHANGİ BİR KİŞİ DE “İSTİHBARAT AJANLARI”
TARAFINDAN “UZAKTAN BEYİN KONTROLÜ” DENEYLERİ İÇİN HEDEF OLABİLİRLER.
Bu hedefler içinde etnik azınlıklar da vardır.
Fakat “hedefler” sadece bunlarla sınırlı olmayıp, psikolojik olarak
dengesiz kişiler, mahkumlar, suçlular, yabancılar, cinsel sapmaları
olanlar, uyuşturucu bağımlıları ve ölümcül hastaları da içermektedir.
SUİKAST TEŞEBBÜSLERİNDE BU SESSİZ SİLÂHLARIN ASIL KULLANILMA SAHASI,
DÜZENİN STATÜKOSUNU BOZMAYA ÇALIŞAN VEYA ÇALIŞABİLECEK HERHANGİ BİR
KİŞİYE-KİŞİLERE KARŞIDIR. BU, “HASSAS” SAHALARDAKİ -VE MEDYADA NORMAL
OLARAK AÇIKLANAMAYAN- BİLGİLERE ULAŞAN VE BUNLARI AÇIKLAYAN KİŞİLERİ
DE KAPSAR.
Askerî ve polis istihbarat personeli ve karanlık devlet görevlerinde
çalışan fakat bu organizasyonların gerçek gündemini gören ve onların
hareketlerini sorgulamaya başlayan kişiler de suikast “hedefleri”
arasında yer alır.
Buna misâl olarak, “intihar eden” veya “esrarengiz şartlarda” ölen 30
veya daha çok sayıdaki, Marcuni’de çalışan bilim adamları
gösterilebilir.
Birçok araştırmacı, bu öldürülen bilim adamlarının, gerçekte, topluma
karşı davranış kontrolünde kullanılan, “Uzaktan Mikrodalga Beyin
Kontrolü Teknolojisi”ni mükemmelleştirmeyi hedefleyen, “karanlık”
hükümet projesinde çalışan kişiler olduklarına inanmaktadır.
Bu bilim adamlarının, insanlığa yapabileceği kuvvetli etkiden
korkarak, kendi projelerinin gerçek gündemindeki hiyerarşilerini
sorgulamaya başladiklarina inanilmaktadir. Bu bilimadamları, ironik
bir şekilde, kendi geliştirdikleri “Uzaktan Beyin Kontrolü”
silâhlarıyla sistematik biçimde suikasta uğradılar.
Bir başka misâl, 80′li yıllarda nükleer silâhlara karşi protesto
eylemlerinde bulunan Greenham Genel Kadinlari’na yapılan ve çok iyi
bilinen gaddarlıktır. Bunların, barış protestoları esnasında,
mikrodalga ışımayla, yanıkları, şiddetli baş agrilarini, göz
hasarlarını, geçici felçleri ve kanseri de içeren çeşitli saldırı
emarelerine maruz kaldıkları belgelenmiştir. Bunların bir çoğu
saldırılar sebebiyle ölmüştür.
Halkın büyük çoğunluğu “davranış kontrolü” gayesiyle, kendilerine
karşi bu silâhlarin kullanildigindan haberdar olmadigi için,
bu, “Uzaktan Beyin Kontrolü Silâhları” çok güçlüdür. İsihbarat
Ajanları bu gerçeği iyi bilmektedirler ve bu sebeble de, bu bilgiyi
toplumun gözünden uzak tutmak için ellerinden gelen herşeyi
yapmaktadirlar.
İstihbarat Ajanları bu gerçeği açıklamak isteyen kişilerin de
itibarını yok etmek için çaba sarfetmektedirler.
Yıllardır askerî ve polis istihbaratı, “Uzaktan Beyin Kontrolü”
silâhlarının varlığını inkar etmek için halka yalan söylediler.
A.B.D. Ordusu’nun “Körfez Savaşi” sırasında toplu halde Irak
taburlarına karşı, “Uzaktan Mikrodalga Beyin Kontrolü Silâhları”nı
kullandığı, medya (Discovery Kanalı) tarafından topluma açıklandı.
Daha da önemlisi son günlerde Channel 4 televizyonunda yayınlanan
(Büyük Birader’in..…. Sevgisi İçin) isimli belgeselde, İngiltere
istihbarat ajanlarının toplumun bir bölümünü bu silâhlarla hedef
aldığı gerçeği gösterildi.
İstihbarat ajanları bu öldürücü olmayan silâhların varlığını artık
inkâr edememelerine rağmen, hâlâ bu silâhların, sürekli olarak ve
artarak toplum üzerinde, “Uzaktan Beyin Kontrolü Deneyi”nin Davranış
Manipülasyon ve Suikast” için kullanıldığını inkâr etmeye devam
edeceklerdir.
Yalnızca toplumun büyük çoğunluğu sonunda bu gerçeği gördüğü zaman,
bu askerî ve polis istihbarat hiyerarşisinin otoriteci ve vahşi
zihniyetinin, toplumumuzu gizli olarak idaresi altına almasını
önleyebilecek miyiz?.. “Uzaktan Beyin Kontrolü Silâhları”nın varlığı
ile ilgili gerçek aydınlığa çıktığı zaman, bunların bizim masum
toplumumuza karşı kullanılmasını ilgilendiren gerçek de ortaya
çıkacaktır. Bu yalnızca bir zaman meselesidir.
Sevgiye ve barışa doğru, içtenlikle,
Geoge Farquhar.
“Tüm gerçek üç safhadan gider:
Birincisi onunla alay edilir.
Sonra ona karşi şiddetle direnilir.
Sonunda o kendisini aşikâr olarak belli eder.” Schcpenhauer.
Dipnot: Birçok bilim adamı, Prenses Diana suikastının sadece, İngiliz
ve Fransız istihbarat işbirliği ile yürütüldüğünü değil,
fakat “başariya” ulaşmak için ve “başari” süresince, “Uzaktan Beyin
Kontrolü Silâhları”nın sinsice yaygın olarak kullanıldığı konusunda
iknâ olmuştur.
Waco: “Büyük Yalan Devam Ediyor” video belgeselinde, 130 erkek, kadın
ve çocuğun sistematik olarak F.B.I. / B.A.T.F. ortak operasyonuyla
katledildikleri zaman, Waco Teksaitak, “Davidien Tarikatı
katliamı”nda kullanılan üç ayaklık “Uzaktan Beyin Kontrolü
Silahları”nı göstermektedir. Bu gerçeklerin delili “Özgürlük
Projesi/Project Freedom” websitesinde sunulmaktadır.
BULUNTU

