Elektronik zihin kontrolü
14/4/2009 ·
Elektronik zihin kontrolü
1. GİRİŞ
Bu yazıda, titreşimleri (vibrasyon) ve frekansları,
elektromanyetikleri ve sayısal (skalar) dalgaları ele alacağız.
2. TİTREŞİMLER, FREKANSLAR VE DALGALAR
Kâinat, titreşim ve dalgaların ahenginden müteşekkildir. Her şey,
kendi frekans ve titreşiminden oluşan birer enerjiden ibarettir.
Titreşimler vasıtasıyla en hayret verici şeyleri bile başarmamız
mümkündür.
Titreşimler, günlük hayatımızın bir parçasıdır. Hepimiz neşeli ve
tasasız, karamsarlık ve uyuşukluk arasındaki farkı biliriz. Medyumlar
kendi titreşimlerini o kadar arttırırlar ki çıplak ellerini
insanların mideleri sokabilirler. Yüksek titreşim, daha düşük
yoğunluk ve geçirgenlik demektir. Medyumlar (ruhsal cerrahlar)
enerjiyi kullanarak çalışırlar; hastalıkların teşhisi ve tedavisinde
enerjiyi ve titreşimleri kullanırlar.
DNA, titreşim ve enerjidir. DNA, ışığı emer ve yayar. Aura,
elektrostatik bir alandır. Auralarımız ve yeryüzünün manyetik alanı
birbiriyle iç içedir. Michael Tsarion[1] un belirttiği gibi, havadan
ve yıldızlardan etkilendiğimiz kadar zihinsel ve duygusal durumumuz
da gezegenimizi etkiler. Bu çift yönlü bir alışveriştir.
3. BEYİN
Beyin, çok yönlü bir kontrol merkezidir: Tüm vücut işlevlerini
yönetir ve aralarında işbirliği sağlar. Bütün zihinsel durumlar,
düşünceler, duygular, fiziksek duyular ve hareketler ayrı frekanslara
sahiptir. Bunlar EEG testleri ve MRI taramaları ile görüntülenebilen
elektromanyetik işaretlerdir. (EEG: Electro Encephal Graphy Elektro
Beyin Grafisi, MRI: Magnetic Resonance Imaging Manyetik Rezonans
(yankılanma) Görüntüleme)
Beş duyu organımızla algıladığımız her şey, belirli bir beyin
faaliyeti meydana getirir. Tüm hastalıklar kendi dalga şekillerine
sahiptir. Her kelime ve düşünce beynimizde kendi frekans dalgasını
meydana getirir. Tüm hareketler, düşünceler, duygular ve algılamalar
kendi frekans işaretlerine sahiptir.
Birinin beyin faaliyetleri, bilgisayar ekranına çıkarılabileceği
gibi, bunlar TAM AKSİ YÖNDE DE GÖNDERİLEBİLİR. Bir bilgisayar
herhangi bir beyin faaliyetini çözümleyebilir ve bunu aynı yoldan
GERİ İLETEBİLİR. Geçmişte, bu verilere ulaşmak için insanların
kafalarına elektrotlar yerleştirilirdi ama günümüzde her şeyi
kablosuz olarak yapmak mümkündür.
Beyinlerimizin uzaktan idare edilebilmesi, uçsuz bucaksız bir çalışma
alanıdır. Her beyin kendine özgüdür. Beyin taraması, beyin
tanımlaması, uydudan takip, gözetleme ve süperbilgisayarlar bir araya
getirilerek insan davranışları, tüm yönleriyle, uzaktan idare
edilebilir.
Beyne ait parmak izlerimiz, bilindik nesnelerin tanınmasıyla alakalı
beyin bölümünde bulunur. Beyne ait bu parmak izlerinin tespiti %100
isabete sahiptir. Mesela birinin suç mahallinde olup olmadığını
belirlemek bununla mümkündür. Bununla birlikte bir kişinin beynine
gerçek olmayan hatıralar yerleştirmek de mümkündür.
Beyin-Bilgisayar Bağlantısı yapılarak (BCI[2] ) bilim adamları bir
joystick (oyun çubuğu) ile insan ve hayvanları idare etmeyi
başarmıştır. Ayrıca bilim adamları bir kedinin gözünden
tanımlanabilen bir görüntüyü bilgisayar ekranına yansıtmayı
başarmıştır.
Yani, gözlerinizle gördüklerinizi bilgisayar ekranına yansıtmanız
mümkündür. Bu işlem, talamusdaki, gözle görülenlerin yönetildiği ve
yorumlandığı LGNleri (Lateral Geniculate Nucleus) bölgesini hafifçe
uyarılmasıyla gerçekleştirilir. Bunun yanında retina nakli ve kör
birine tekrar görme yeteneği verebilen nakiller yapılmaktadır.
Yapay (takma) organlara sahip insanlar, beyinlerine yerleştirilen
BrainGate[3] çipleri sayesinde robot kolları ve bacakları hareket
ettirebilmektedir. Sibernetik[4] nöroteknolojik, iki beyin yarıküresi
arasında bağlantı ve bilgi akışı, telekayıt (uzaktan kayıt),
telestimülasyon (uzaktan uyarım), elektronik beyin haritası,
telemetri (uzaktan ölçüm), nörogörüntüleme, kablosuz beyin uyarımları
bu uygulama sonrası gerçekleştirilebilmektedir.
Bir tuz tanesi büyüklüğündeki mikroçip, insan beynine
yerleştirilebilir ve bu, o kişiyi uzaktan yönetmek için yeterlidir.
Ancak mikrodalgaları ve sayısal dalgaları bir insanın beynine iletmek
o kişinin beyninde mikroçip olmasa bile mümkündür. Bir insanın
kolundaki VeriChip[5] çıkarılabilir fakat beyindeki bu çok ufak
boyuttaki çipten kurtulmak mümkün değildir.
4. MOLEKÜLER, NANO VE SÜPERBİLGİSAYARLAR
Bilgisayarlar aşırı küçük boyutlarda üretilmeye başlamıştır. Bir tuz
tanesi kadar küçük ve sıradan bir kişisel bilgisayarın 100 katı hızda
çalışabilen moleküler bilgisayarlar şu anda mevcuttur. Sınırsız
saklama kapasitesine sahip ucuz bir süperbilgisayar, bilgiyi insan
düşüncesinin 4 milyon katı hızla işleyebilmektedir.
Walmart[6] ın veritabanı şu anki internetin iki katı bilgiye
sahiptir. Gelecek yıllarda, yaptığımız her şey gözlemlenip
kaydedilebilecektir. Gelişmiş bilgisayar programları tüm bilgileri
inceleyip sınıflandırabilecektir. Satın aldığımız eşyalar RFID (Radyo
Frekans Kimliği) çiplerine sahip olacak ve böylelikle takip
edilebileceklerdir. Bindiğimiz arabalar kara kutu aktarıcılarına
sahiptir. Kullandığımız cep telefonları GPS (Global Positioning
System Küresel Yön Bildirim Sistemi) üzerinden izlenebilmektedir.
Beyindeki oksijen oranını düşürerek kişinin yorgunluk ve bitkinlik
gibi belirli hisleri hissetmesi sağlanabilir. Ya da herkesi
uyutabilirsiniz. Bunun yanında, kalabalıktaki bir kişiyi seçebilir ve
akustik işaretleyicilerle hedef seçebilirsiniz. Bu tür uyuşturucu
etkilere sahip ilaçlara genel olarak öldürücü olmayan silahlar
denir. Ancak, pek tabii ki, seviyeleri yükseltildiğinde öldürücü
olabilirler.
Elektromanyetik enerji ile bir kişiyi uzaktan telkin altına alabilir,
sakatlayabilir ya da öldürebilirsiniz. Birçok davada, kişinin birden
düşüp ölmesine bir açıklama getirilemediği için yasal süreç askıya
alınmış ve dava kapatılmıştır.
8. ZİHİN KONTROLÜ
İnsan toplulukları ölçeğinde zihin kontrolü teknolojisi şu anda
kesinlikle mevcuttur. Akıl okuma makineleri, uydular ve
süperbilgisayarlar, bir insanın beynine herhangi bir zihinsel,
duygusal ve fiziksel durumunu telkin etmek için mikrodalga ve sayısal
dalgalar gönderebilir. Paranoid şizofreni hastaları güçlü sanrıların
(halüsinasyon) ne demek olduğunu çok iyi bilirler ve bu insanların
çoğu gizli polis servislerinden şüphelenirler.
Telepati, psikotronikler ve şizofreni arasındaki farkı anlatmak
oldukça güçtür. Beyin, tüm vücuda hükmeder. Meditasyon ustaları kendi
kalp atışlarını durdurabilir; nefes alışverişlerini kontrol
edebilirler. Elektronik zihin kontrolü ile bir kişiyi mutlu, üzgün,
yorgun, uyanık, intihara meyilli, yürüyen bir ölü, ölümcül hasta,
etkisiz, nefret dolu yapabilirsiniz. Bu listeye her türlü zihinsel ve
duygusal durumu ekleyerek uzatabilirsiniz.
Belirli bir hareketin frekans dalgasını yönlendirerek bir kişiyi
dışarıdan yönetebilirsiniz. Bu şekilde düşünce, fikir, hipnotik
tetiklemeler ve beyin programlamalarını insan aklına sokmanız
mümkündür. Timothy McVeigh[11] in uzaktan idare edildiği ve suikaste
programlandığı iddia edilir. Buttons ve Svoboda isimli pilotların
kullandığı uçağın 1997de bir dağa çakılması ya da Kaptan Hessin
birden oturup kendini 26 defa bıçaklaması da diğer gizemli vakalar
arasındadır.
Frekans silahları 6.6 hz ile depresyona yol açabilir. 7.83 Hz
(Schumann Rezonansı[12] , yeryüzünün doğal titreşimi) kendini iyi
hissettirir. 10.80 Hz panik hali oluşturur. 16-25 Hzlik ölümcül ELF
ise hayata kasteder. (ELF: Fazladan Düşük Frekans, ULF: Aşırı Düşük
Frekans). Titreşimi hafifletilmiş mikrodalgalar doğal beyin
frekanslarını taklit eder. Mesela frekans dalga boylarına maruz
bırakarak uyuşturucu kullanmayan bir kişiye ketamin[13] kullanmış
etkisi verilebilir.
İbadet eden kişilerin beyinlerinin ilahi bölümünün salgıladığı
kendini iyi hissetme kimyasalları salgılatılarak bir keyif hali
yaşadıkları kanıtlanmıştır. Bir insanı bu frekans dalga boyuna maruz
bırakırsanız o kişide yapay bir dindarlık ve derin bir mutluluk hissi
uyandırabilirsiniz. Ayrıca hükmedilen rüyalar, görüntüler ve kısa
süreli hafıza silmeyle bir kişiye UFO deneyimi yaşamış biri gibi
yapabilirsiniz.
İçten geçen düşüncelerin oluşumları gözlemlenebilir ve
çözümlenebilir. Düşünceler ve fikirler aklınıza sokulabilir. Artık ne
düşünüp hissedeceğimize kendimiz karar veremeyebiliriz. Bu işlemler
oldukça karışıktır. Sadist birileri akılları kontrol etmek için
bilgisayarın başına geçebilir ve bilgisayarlarıyla her şeyi belirli
bir yöne yönlendirebilir.
Bilgisayar düşüncelerinizi size geri iletebilir ve tekrar tekrar
düşünmenizi sağlayabilirler. Hatta bu anlamsız bir tekrarlamaya
dönüşebilir. Ultrasonların iletilmesiyle bir kişiyi, sesler duyarak
çılgına çevirene kadar bunu tekrarlayabilirsiniz. Bununla bitkinliğe,
uykuya veya bir uyanıkla sebep olunabilir. Duyulan yüksek
frekanslarla hırsızlığın azaltılabildiği bilinmektedir.
Voodoo rahipleri, psikokinezi[14] (telekinezi) veya uzaktan telkin
yapalar, insanların ve nesnelerin enerji yardımıyla
etkilenebileceğinin farkında olan kişilerdir. Ama bilgisayar,
beyinden daha kuvvetlidir. Daha güçlü etkiler oluşturabilir. Bu
etkilerden birkaçı tecrübeleri tekrar oluşturmak ve imrendirmek,
algılarla oynamak, işitilmeyen bilinçaltı etkileri, telkin ve
hipnotize etmek olarak sıralanabilir.
9. FİZİKSEL BELİRTİLER
Zihin kontrolü, fiziksel tepkilere ve hislere de neden olabilir:
Sesler duyma, kokular alma, görüntüler, mide bulantıları, ishal, el-
ayak kontrolünde bozulma, orgazm hissi oluşturma, kusma, idrar ve
dışkı çıkarma isteği gibi bağırsak hareketleri, kasılma, ateş, görsel
yanılsamalar, felç, kalp krizi, kalp yetmezliği, nörolojik etkiler,
fiziksel acılar, yönlendirilen göz hareketleri…
(Alıntıdır)
http://www.budur.com/forum/topic.asp?TOPIC_ID=1680

