Davranış kontrol istihbaratı
28/6/2009 ·
Başta ABD ve Rusya olmak üzere, gelişmiş ülkelerin ilgili kurumlarının çoğunda
‘psişik savaş masaları’ mevcuttur. Yaklaşık 3 yıl önce de konuya kısaca
değinmiştim, son günlerde ‘yeniden’ bir defa daha gözden geçirmeye karar
verdiğim bir kitapla bu ilginç konuyu da gündeme getirmeye karar verdim, sürü
psikozunun arttığı şu günlere de uygun düşüyor aslında (kitlesel eğilimleri
sosyolojik analizlerle çözümleyenler yeterince mevcut, bu da farklı bir açıdan
sorgulama...)
Okuduğum kitabın adı; The Seventh Sense, yazarı; ABD Askeri İstihbarat
Servisi`nde üst düzey yetkililer arasında yer alan ve uzun yıllar psişik
casusluk merkezini yönetmiş olan General Lyn Buchanan. Kitapta, Amerikan
askerlerinin (yetenekleri olanların elbette) kullandığı psişik tekniklere (duyu
dışı algılama ile gizli kasalardaki isim ve özel şifreleri dahi kırılabiliyor)
dair özel bilgiler yer alıyor.
Şimdi, ana yoldan tali yola sapalım, psişik casusluk konusunun alt başlığında
değerlendirilmesi gereken bir diğer konuya göz atalım ve malum bazı ülkelerin
gizli servisleri tarafından yapılan ‘zihin kontrolü alanındaki çalışmaları’
irdeleyelim. Mesela; ABD’nin ilgili servisleri tarafından uzun yıllardır insan
beyinlerinin kontrolüne yönelik deneyler yapıldığı biliniyor. Bu amaçla
kullanılan nöro-elektromanyetik silahlara ‘’habersizce denek olanlarda’’ şu
olumsuz etkiler görülebiliyor; - Hafıza kaybı ve davranış bozuklukları - Duyulan
sesin yönü, şiddeti ve içeriğinin değişmesi - Göz kapaklarını denetleyerek
konuşmanın bozulması - Şiddetli kalp çarpıntısı - Düşüncelerin okunması ve
dışarıdan düşünce iletilmesi - Rüyaların denetlenmesi - Hareket eden hayali
görüntülerin görünmesi- Sürekli kulak çınlaması. Ve... Sonuçta -haberli ya da
habersiz kullanılan- denekler ‘kontrol altına alınmış zihinleriyle’ kendilerine
kodlanan fikirlere uygun davranış-düşünce biçimi sergiliyorlar.
Kısaca geçiştirilmeyecek kadar önemli bir konu ama yerim bu kadarına müsait.
Zihin kontrolü ve aynı gruptaki destekleyici onlarca programı içinde barındıran
çalışmalara da genel olarak ‘davranış kontrol istihbaratı’ tanımı verilebilir.
(Bu tanımlama Sayın Aytunç Altındal’a ait) Davranış kontrol istihbaratı ile
biraz önce de belirttiğim gibi kitlenin ya da hedeflenen bir bireyin ‘istenilen
yönde hareket etmesi’ sağlanabiliyor. Son günlerde herkesin dilinden düşmeyen
‘psikolojik savaş baskılarına’ siz bir de ‘psişik savaş tehditlerini’ ekleyiniz
ey değerli okur. Sizce zaten psikolojik savaş gazisi olan Türkiye’nin ‘egemen
halkı’ bir o oranda da ‘psişik savaş’ tehditleri altında ise... Bize neler
olacak dersiniz?
Peki bizim bu varsayılan çalışmalara karşı (kontr) politika geliştirecek, Türk
halkını koruyacak programlar üreten milli uzman kadrolarımız, ilgili
kurumlarımızın davranış kontrol istihbaratı masaları var mıdır acaba? Kimbilir,
belki de VARDIR...
Güler Kömürcü
http://www.tumgazeteler.com/?a=2274011

