Beyin Gücü
10/9/2009 ·
sabah gazetesinin internet sitesinde zihin kontrolle ilgili arşivinde
yer alan haberlerin bir kısmı aşağıdadır.
Beyin gücü ile robotu kullandı
DIŞ HABERLER
ABD'li bilim adamları, maymunun düşünce gücüyle robotu hareket
ettirip yemek yemesini sağladı. Yöntem, felç gibi hastalıklar için
yeni bir umut..
ABD'deki Pittsburgh Üniversitesi bilim adamları bir maymunun düşünce
gücüyle robotu hareket ettirerek yemek yemesini sağladı. Büyük yankı
bulan gelişme, beyinle bağlantılı hastalıklar için yeni bir
umut. "Nature" adlı bilim dergisinde yayımlanan makaleye göre, ilk
olarak maymuna otomatik kolu bir vites yardımıyla yönetmesi
öğretildi. Maymun, vitesi ileri geri oynattıkça başka bir mekanizmaya
bağlı kol da hareket ediyordu. Bir süre sonra maymunun iki kolu
vücudunun iki yanına bağlanarak kullanılamaz hale getirildi. Ardından
omuz, dirsek ve bilekten hareket ettirilebilen biyonik kol omuzlarına
düzgün bir şekilde yerleştirildi.
ROBOT KOLLA YEDİ
Maymunun beyninde hareketin kontrol edildiği bölgeye çok ince
elektrotlar bağlandı ve alınan sinyaller de bilgisayara aktarıldı.
Maymun yemek istediğinde, beyindeki hareketlilik bilgisayara
aktarılıyor, oradan da elektronik koldaki motorlara gönderiliyordu.
Ve kendisine uzatılan meyveyi robot koluyla yedi.
İLİŞKİLİ HABERLER
Beyin gücü ile robotu kullandı
Felçli hastalar da benzer cihazları kullanabilecek
''Beynin şifresini çözdük'' iddiası
Florida Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Jose C. Principe, beynin şifresini
çözdüklerini iddia ederek ''Beynin hangi bölümünün ne iş yaptığını
ortaya çıkardık'' dedi.
Antalya Talya Oteli'nde düzenlenen 5. Uluslararası Biyomedikal
Mühendisliği ve Gelişen Teknolojiler Sempozyumu'nda konuşan Prof. Dr.
Jose C. Principe, yaptıkları çalışma ile beynin hangi bölümünün ne
iş yaptığını ortaya koyduklarını bildirdi.
''Çağın devrimi'' olarak nitelendirdiği çalışma ile beynin hangi
bölümünün
ne işe yaradığını, hangi organa hükmettiğini belirlediklerini ifade
eden
Principe, şunları söyledi:
''Bu çalışma ile beyin dalgalarını toparlayıp, işleyip, elleri
çalışmayan
insanların ellerinin çalışması sağlanabilecek. Artık beyindeki
sinyallerin ne
anlama geldiğini biliyoruz. Beyin ile vücut arasındaki iletişim
çözüldü. Bu
metotla beynin hangi bölümünün ne iş yaptığını ortaya çıkardık. Beyne
yerleştirilen elektronik bir cip vasıtasıyla yapay kola beyinden
komut vererek istenilen hareket yaptırılabiliyor. Artık doğuştan veya
kaza sonucu kolu olmayanlara takılacak yapay kolla, organ eksikliği
giderilecek. Yapay kol sağlam kol gibi iş yapabilecek hale
gelebilecek. Bu konuda çalışmalar devam ediyor.''
Principe, yapay kola uygulanan sistemin yapay bacak içinde
uygulanabileceğini belirterek, bunların beyin elektrodu, cihazlar ve
robot (yapay kol, bacak) vasıtasıyla uygulanabilir hale geldiğini
sözlerine ekledi.
AA
Yayın tarihi: 2 Haziran 2007, Cumartesi
Web adresi:
http://www.sabah.com.tr/2007/06/02//haber,7B6EB96F6740463AB662A706D6EC
A088.html
İşte tarikatın gizemli cihazı
Tarikata giren insanlara önce bu gizemli dinin felsefesini anlatan
kitaplar veriliyor ve ritüelleri öğrenmeleri sağlanıyor. Kitaplarla
tanıştırılan insanların tarikatın felsefesini anladıktan sonra
tarikatta standart eğitim kurslarına başlanıyor. Bundan sonraki aşama
ise "clear" yani berrak olmak. Bunun için de iki elle tutulan ve
vücuda 1.5 volt elektrik veren gizemli E-metre (elektropsikometre)
aleti aracılığıyla auditorlerin denetiminde geçmişe yolculuk ve
zihninin temizlenmesini sağlanıyor.
KARŞILIKSIZ HİÇBİR ŞEY YOK
Scientology'nin şu an aktif olarak Türkiye sorumluluğunu yürüten ve
İstanbul'da yaşayan Umut Duman tarikatın önemli bir ilkesinden daha
söz ediyor. O da "Scientoloy'de karşılıksız hiçbir şey yok" kuralı.
Çünkü tarikatta alınan her kitabın, kursun, eğitimin karşılığı
ödenmek zorunda. Tarikatta en üst noktaya gelebilmek için belki
yüzlerce kurstan geçmek gerekiyor. Her aşamada uygulanan "auditing"
işleminin bedeli Türkiye'de 100 dolar. 100 doların karşılığı olarak
12.5 saatlik bir seans gerçekleşiyor.
Scientology tarikatının ünlü Türk müritleri var
Tutkun Akbaş
Yedi kıtada kilisesi, 10 milyon üyesi var, 120 ülkede örgütlüler.
Scientology tarikatının Türkiye sorumlusu Zafer Yılmaz ilk aşamada
olduklarını ve tüm ülkeye yayılmayı hedeflediklerini söyleyip
ekliyor: İkinci aşamada milletvekillerine ulaşılacak..
BAŞLARKEN
Dünya 2000'li yıllara giriş yaptığında küreselleşme olgusu yeryüzünün
kodlarını her anlamda değiştirdi. Buyeni süreçte kutsal dinlerin
dışında yeni inançlar, gizemli tarikatlar tüm dünyada etkisini
hissettirmeye başladı. 2000 yılından bu yana Türkiye de bu garip ve
gizemli tarikatların ilgi alanına girdi. Tom Cruise ve John Travolta
gibi Hollywood yıldızlarının üyesi olduğu Scientology tarikatı şu an
Türkiye'de ciddi bir etkinlik kazanma yolunda ilerliyor. İki yıl önce
İstanbul'da bir otel odasındaki seks ayinleriyle gündeme gelen
dünyanın en sapkın tarikatı Rael'in de hedefi Türkiye... Eski çağın
gizemli bilgilerini taşıdıklarını iddia eden Altın Şafak Hermetik
Cemiyeti, bilinmeyen bir varlıktan haber aldığını öne süren bir
kadının kurduğu Ramtha tarikatı ve binlerce üyesine toplu düğün yapan
Moon tarikatının da yolu artık Türkiye'den geçiyor. Bunların yanı
sıra Hint felsefesinin ilginç tarikatları Brahma Kumaris, Hare
Krishna da Türkiye'de epeydir faaliyetlerini yürütüyorlar. Bunlara
bir de paganistleri eklemek gerek. Dünya Pagan Federasyonu'nun
Türkiye temsilciliği de gizliden gizliye faaliyet içinde. Küresel
tarikatların Türkiye operasyonları dışında, bu ülkeden de ilginç
yapılar ortaya çıktı. Sınırsız seks taraftarı Yeşil Yol tarikatı
bunlardan biri. Görünen o ki, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de
yeni inanç sistemleri ve garip tarikatları çok fazla konuşacağız.
Tom Cruise, Katie Holmes, John Travolta, Dustin Hoffman gibi pek çok
Hollywood yıldızının üyesi olduğu Scientology, dünyada ayrı bir din
kategorisinde tutuluyor. Scientology'nin kuralları, hiyerarşisi,
ilişki biçimleri ve gerçekte tarikata girildiğinde insanların neler
yaşadığı asla bilinmiyor. Scientology'nin dışarıya verdiği görüntü
dışında gerçek yüzünü hep sakladığı düşünülüyor. Adeta bir devlet
gibi onlarca değişik örgüte bölünmüş olan tarikatın istihbarat
servisi gibi çalışan birimleri bile var. Scientology, üyeleri
tarafından dışarıya, insanın ruhunun özgürleşmesi, bir yaşam bilimi
olarak sunuluyor.
ZİHİN KONTROLÜ CİHAZI
Türklere yönelik 2005 yılında başlatılan çalışmaları, Almanya'da
yaşayan Türk işadamı Zafer Yılmaz ve Umut Duman yürütüyor. Kurulduğu
ABD'den sonra dünyadaki en etkili Scientology merkezlerinden biri
olan Almanya üzerinden yürütülen çalışmalarda hep gurbetçi Türklerin
etkili rolü göze çarpıyor. Altı yaşında gittiği Almanya'da
tornacılıktan gelip atom santralleri, boru hatları yenileme gibi
projeler gerçekleştiren bir şirket kurarak yılda 15 milyon dolarlık
ciro yapacak güce gelen 41 yaşındaki Zafer Yılmaz, Türkiye'deki
Scientology çalışmalarının koordinatörü. Almanya'daki Scientology
kiliselerine bağlı Türkler iki ülke arasında yoğun bir trafik içinde.
Çünkü 1989'dan bu yana Scientology üyesi olan Zafer Yılmaz'ın
deyimiyle, "Türkiye'yi ve Türk halkını da kurtarmak" amacındalar.
Hayatta daha başarılı olma, her insanın şu anda olduğundan daha
yetenekli hale gelebileceği vaadinde bulunuluyor. İşte bu vaatlerini
tarikat ilginç bir aletle gerçekleştiriyor. İnsan vücuduna 1.5
voltluk elektrik verilerek zihin kontrol aleti gibi çalışan, yalan
makinesine benzetilen E-Metre aygıtı. Tarikatın Türkiye sorumluları
Zafer Yılmaz ve Umut Duman E-metre aletini ilk kez SABAH için
sergilediler. Elle tutulan iki metal silindir üzerinden verilen 1.5
voltluk elektrik akımıyla, adına auditor dedikleri denetçi tarafından
uygulanan sistemle tarikata girecek kişinin geçmişinden arınması,
berrak hale gelmesinde ilk adım atılıyor.
DEPREMZELER FİŞLENDİ
Scientology tarikatı Türkiye'ye ilk kez 1999 yılındaki büyük deprem
sırasında ilgi duymaya başladı. Tarikatın Türkiye sorumlularından
Umut Duman'ın davetiyle Scientology'nin Kızılhaç'ı denebilecek
Volunteer Ministers adlı yardım kuruluşundan dört kişi depremin
bölgesine giderek 500 civarında Türk'ün kayıtlarını alıyor. Duman,
Scientology teknikleriyle depremzedelere yardım edip kayıt
çalışmalarıyla ilgili şunları söylüyor: "1999'da Türkiye'de deprem
oldu. Scientology'den bana ulaştılar, ne yapalım diye? O dönemde
Scientolog'lar Türkiye'ye geldi. Bazı uygulamalar yaptılar. Bize de
gösterdiler. Yardımlarda bulundular. 500 insanın kayıtları alındı o
dönem. Assist dediğimiz yardım teknolojisi uygulandı." Scientology
tarikatının Türkiye faaliyetlerini anlatan Umut Duman ilginç bir
bilgi daha veriyor. O da, tarikatın öğretilerini benimseyen ve hatta
Almanya'dan gelen auditorler aracılığıyla seanslara giren bazı
ünlüler olduğu. Ancak bu isimleri, tarikatın gizlilik kuralları
gereği açıklamaktan kaçınıyor. Umut Duman ayrıca tarikatın şu an
Türkiye'de aktif 30 civarında üyesinin bulunduğunu ve eğitim
süreçlerinin devam ettiğini söylüyor. Zafer Yılmaz, çeviriler
tamamlandığında özellikle siyasetçiler ve milletvekillerine yönelik
ziyaretlerde bulunmayı düşündüklerini söylüyor. Konuyla ilgili
olarak, "Milletvekilleri, ünlülere yönelik çalışmalarımız olacak. İlk
etapta bu kitapların tercüme aşaması bitsin. Bu insanlara Türkçe
dilinde hitap etmek zorundayım" açıklamasını yapıyor.

