11/9/2008 · Kategori: Bilim

Former Supreme Court Justice Louis Brandeis wrote in 1928, the
framers of the Constitution sought "to protect Americans in their
beliefs, their thoughts, their emotions, and their sensations." It is
for this reason that they established, as against the government, the
right to be let alone as "the most comprehensive of rights and the
right most valued by civilized men.
Millions of people across this country and the globe are being
targeted for harassment in various forms by a growing number of
harassment groups. Citizens are being watched, followed, monitored
and tortured; their private lives invaded, ruined, and many kept in
virtual isolation from friends and family.
FREEDOM FROM COVERT HARASSMENT AND SURVEILLANCE (FFCHS) was formed to
address these atrocities and seek justice for those who are victims
of harassment group activities which stem from corrupt governmental
elements at all levels, certain defense contractors, corporations, as
well as individuals and teams of private citizens.
List of Associated Activities:
You may be a victim of Organized Stalking if:
You sense you are being watched and followed everywhere you go.
You notice consistently rude behavior from people you don't know for
no apparent reason.
You hear excerpts from conversations you had in the privacy of your
home coming from people around you.
You feel that those around you have access to your thoughts. (see *1,
*2, below for documentation of this)
Your relationships and friendships all become distant or strained for
no apparent reason.
You have problems on the job where groups of people are plotting to
have you terminated.
Your business deals consistently fall through for no apparent reason.
You experience vandalism on a regular basis.
You notice that your things are not in the same place you left them
when you left home or some small items may be missing.
You experience frequent car repairs.
You experience frequent appliance or electronic malfunctions.
You may be a victim of electromagnetic harassment if:
(see *3 below for most items in this section)
You experience burning sensations on your skin or internal organs.
You feel pin pricks on various parts of your body.
You feel some type of energy moving inside your body.
You experience extreme head pains.
You feel drop-in-your-tracks fatigue on a regular basis.
You continually have difficulty sleeping.
You experience forced speech. (see *1 below)
You experience uncontrolled-by-you movements of limbs or other body
parts.
You hear the voices of other people inside your mind with no other
signs of mental illness
(see *1,*2 below for documentation of this)
If a significant number of items on these lists are happening to you,
then you may be a victim of organized stalking or electromagnetic
harassment. Please visit the 'What to Do' page of this website for
more information.
*1) Remote Neural Monitoring: Civil Action by John St. Clair Akwei
http://www.freedomfchs.com/remoteneuralmonitoring2.pdf
*2) Remote Behavioral Influencing Technology by John McMurtrey, M.A.
http://www.freedomfchs.com/evidenceofremotebehavioralinfltech.pdf
*3) Bio-electromagnetic Weapons by Harlan Girard, Managing Director,
International Committee on Offensive Microwave Weapons (ICOMW)
http://www.freedomfchs.com
7/5/2008 · Kategori: Bilim

http://tosunlar.blogcu.com/4578373 adresinden alınmış yazı
aşağıdadır.
----------------------------------------------------------------------
----------
11/11/2007
Biorezonans Ne İşe Yarar?
SİVRİSİNEK ÖRNEĞİ
Prof. Dr. Ahmet Maranki, evlerde kullanılan elektrikli sivrisinek
kovucuların "sineklerin direkt beyinlerinde hasara yol açtığını,
anında hiperaktif duruma geçip kaos yaşadıklarını" hatırlatarak, "Şu
an tıpta değişik radyo boylarında elektronik dalgalar hastaya
uygulanıyor; bu sayede damar açılıyor, beyin tümörü yok ediliyor,
düşünce yönlendiriliyor, şuurun açılması ve belirli tepkiler vermesi
sağlanıyor vs. O halde bunun tersi neden olmasın? Maranki bu
dalgaların cep telefonundan, bilgisayardan ve günlük kullanımlı
belirli elektronik cihazlardan kişi veya kişilere gönderilebileceğini
belirtiyor. Maranki, "Belli dalga boyları ihtiva eden frekans
içerikli kodlamalarla insanın bedenine ve bilhassa düşüncesine, yani
beyine uygulanarak, şuurda bulandırma, kontrol ve yönlendirme
yapılmaktadır. Bunun örnekleri dünyada ve Türkiye'de pek çoktur; ama
ne yazık ki devletin araştırma, emniyet ve istihbarat birimleri bu
bigilerden yoksundur ve gerekli inceleme yapılamamaktadır" diyor.
ABD VE RUSYA'DA VAR
ABD ve Rusya'da 15 yıl görev yaptığını hatırlatan Maranki, “Görüp
öğrendiklerimizle radyo dalgalarıyla, ses dalgalarıyla, görüntü
dalgalarıyla beyin kontrolü ve zihin yönlendirmenin mümkün olduğu
görülmüş ve uygulamalarının nasıl yapıldığı tespit edilmiştir.
Irak'ta ki 400 bin Saddamın ordusunun ne olduğu bilinmemektedir.
Pentagon Bosna ve Bağdat'ta bazı yeni teknolojilerin kullanıldığını
açıklamaktan çekinmemiştir" diye konuştu. Beyine verilen belirli
radyo dalgaları sayesinde kişinin adım adım intihar dürtüsünün
kontrolüne girdiğini öne süren Maranki, Türkiye'de de bu tür
müdahalelerin yapıldığını kaydetti. Maranki bunlara örnek olarak
halen hapiste bulunan Salih Mirzabeyoğlu ile Mehmet Ali Ağca'yı
gösteriyor.
5/1/2008 · Kategori: Bilim

Beyin Kontrolü Teknolojisi
Batılı cemiyetlerin 1950'li yıllardan beri yaptığı araştırmalar gerçek oldu. Artık filmlerde gördüğümüz şeyler gerçekleşiyor. İnsanların beynini kontrol edebilen sistemler geliştirildi ve bu sistemler uzaktan da yönetilebiliyor. Bu sistemleri CIA kullandı ve Amerika da bu sistemin çalıştığını görünce bir proje geliştirmiş.
Projenin kod adı : Uyuyan Güzel
Projenin amacı : İnsan Beyninin uzaktan kumandası, yönetilmesi, yönlendirilmesi...
Projeye başlama gerekçesi : Toplu bir ayaklanma ve karşı gösteri halinde insanları kontrol altına almak, sakinleştirmek, teslim olmalarını sağlamak...
Projenin şu anki uygulama amacı : Dünya ülkelerini teslim almak
Projenin uygulandığı ülkelerin durumu: Ülke, halkları ile birlikte kontrol altında...
Aslında yukarıda anlattığımız olay bir senaryo. Ancak, son günlerde koşulanlara ve yetkililerin yaptığı açıklamalara bakılırsa, bu senaryonun yakın bir zamanda gerçekleşme ihtimali var. Gelişmiş ülkelerde denenen, özellikle ABD ve Rusya'nın başı çektiği insan beyinlerinin kontrolüne yönelik deneylerle ilgili, ortaya atılan iddialar tüyler ürperten cinsten. Üstelik Türk yetkililerde bu deneylerin varlığından haberdar. Proje üzerinde çalışan
yetkililerin, beyin kontrolü projesi ile ilgili çarpıcı bir gerekçeleri var ; "Biz bu araştırmayı, insanlığın hayrı için yapıyoruz. Bu teknikle toplu bir ayaklanma, ya da gösteri halinde kimsenin canı yanmada olay yatıştırılacak. Bunun yanında terör örgütlerinin eylemlerinin engellenmesi içinde bu proje önemli"
"Uyuyan Güzel"
Adında dahi uygulama amacı ile ilgili anlamı içeren ve ABD'de yürütüldüğü iddia edilen bir proje. Projenin adı "Uyuyan Güzel". İnsan beyinlerini kontrol altına almak için uzun zamandan buyana sürdürülen bu çalışmalarda denek olarak kullanılanların, yıllar sonra çeşitli mahkemelere yaptıkları şikayetlerle ortaya çıkan insanlık açısından dehşet verici bir tablo. Proje, çalışmalarda görevli bazı üst düzey yetkililerin kamuoyuna bilgi sızdırmaları ile iddia olmanın çok daha ötesine geçip, farklı kesimlerin de ilgisini üzerine çekti. Projenin şu anda hangi aşamada olduğunu kestirmek zor ama yetkililerin yaptıkları açıklamalarda varılan ortak nokta, bu çalışmaların yeni olmadığı ve uzun zamandan buyana devam ettiği
yönünde. Hatta ABD güvenlik birimlerinin, parapsikoloji araştırmalarının yapılması içinde büyük kaynak ayırdığı ortaya atılan iddialar arasında.
Olayı yine iddia olmaktan çıkaran durum ise, ABD güvenlik birimlerinde üst düzey görevlerde bulunan bazı generallerin, parapsikoloji ile ilgili yayınladığı kitaplar. Aslında bu zamana kadar sürekli söylenen ama Türkiye`de "komplo teorisi" tanımlamasından daha da öteye gitmeyen bu teoriler, şimdilerde farklı bir şekilde dikkat çekiyor. Bu konuda Türkiye`de yayınlanan "CIA Belgeleriyle Zihin Kontrol Operasyonları" kitabında, "Uyuyan Güzel" adlı projede uygulanan teknikler ve insan beyinlerinin nasıl kontrol altına alındığını anlatan bilgilere yer veriliyor. Bu söylemleri iddia olmanın ötesine taşıyan yazı ise kitabın ilk sayfasında yer alıyor.
Yazıda kitabın içindeki bilgilerin; "Bu kitap Kara Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim ve Doktrin Komutanlığı'nın 08 Ocak 2003 gün ve ID. ve HRK:3584-17-03 İsth. Ve İKK. Ş. (20) sayılı emri ile faydalı eser olarak uygun görülmüştür" ibaresi ile önemi vurgulanıyor.
Proje deneniyor...
Terör eylemlerinin engellenmesi, insanlık suçu işleyenlerin yakalanması ve bu tür suçlara mani olunması gibi insani amaçlarla yapıldığı iddia edilen çalışma, ABD Ulusal Güvenlik Birimi (NSA) tarafından yürütülüyor. Bu projenin kötü amaçlarla kullanıldığını düşündüğünüz zaman ise ortaya çıkan manzara korkutucu. Aslında, sadece ABD'de değil, gelişmiş pek çok ülkede, kurum ve kuruluşlarda çalışmalar yapılıyor. ABD Güvenlik Birimi tarafından insan beyinlerinin kontrolü için kurulan birimlerden biride MKULTRA.
Bu birimin, kimyasal, biyolojik ve radyolojik maddelerin insan davranışlarını kontrol etmeye yönelik bir dizi gizli araştırma yaptığı iddia ediliyor. "Zihin Kontrolüne" ilişkin ilk çalışmalar, Hitler Almanyası`na kadar dayanıyor. Bu teknolojide ABD'nin yanı sıra Ruslarında önemli yol kat ettiği aktarılan bilgiler arasında. Yapılan deneylerde aralarında Türklerinde bulunduğu birçok denek kullanılıyor. Denek olduğunu iddia eden isimlerden biri de Ertuğ Taşdemir ... 1991 yılında İsveç'te lokanta işletmeciliği yapan Ertuğrul Taşdemir, İsveç gizli servisi tarafından gözaltına alınıyor. Gözaltı süresince, elektromanyetik ışınlarla beyin kontrolüne maruz kaldığını söyleyen Taşdemir, bu konuda hakkını savunmak için çeşitli ülkelere başvurduğunu, yaptığı tüm başvuruların değerlendirilip olayın doğrulandığını ama çok fazla bir şey yapılmadığını söylüyor.
Nasıl yapılıyor?
Belirlenen merkezlerden gönderilen elektromanyetik dalgaların beyne yöneltilmesi sayesinde, deneğin beyin fonksiyonları kontrol edilebiliyor.
Sistem, "elektrik akımı bulunan her şey, çevresine elektromanyetik dalga yayar" prensibine dayanıyor. "Sinyal istihbaratı"nın geçerli olabilmesi için, ilk olarak insan beyninin yaydığı elektromanyetik dalgaların tespit edilmesi gerekiyor.
Kişiden kişiye insanların yaydığı elektromanyetik dalga boyu değişiyor. 3-50 hertz arasında değişen bu dalgalara, "beynin parmak izi" de deniyor. Bu dalgaların tespitinden sonra sonuçlar bilgisayara kaydediliyor. Yaydığı elektromanyetik dalgaları tespit edilen kişi, 24 saat boyunca yerleşik bir alandan uydular aracılığıyla takip edilebiliyor. Bunun yanında kişinin öfke, acı, endişe, küçümseme, ümitsizlik, dehşet, sıkıntı, kıskançlık, korku,
uyku, terör gibi durumlarda yaydığı frekansları da tespit edilebiliyor.
Çünkü beyindeki elektromanyetik dalga her duygu durumunda farklılık gösteriyor. Bunların tespitinden sonra ise aynı dalgalar kişinin beynine gönderilerek, aynı duygular dışarıdan yaratılıyor. Bir bakıma kişinin duygu ve düşüncelerine dışarıdan müdahale ile kişi kontrol altına alınıyor, yaratılmak istenen duygu durumu kişide oluşturuluyor. Bu arada aynı teknoloji ile kişinin sözleri ve gördüklerinin dahi tespit edildiği iddia ediliyor. Yine aynı tekniğin kullanıldığı sistemde, deneğin her harfte yaydığı dalgalar tespit ediliyor. Bu harflere göre görüntü ve kelime tespitinin yapılıyor. Yıllardır konuşuluyor.
"Zihin Kontrolü" alanındaki gelişmelerin ilk ipuçları, 1969 yılında Dr. Delgado`nun yayınladığı "Beynin fiziksel kontrolü-psiko-medeni bir topluma doğru" adlı kitapta veriliyor. Bu arada 16 Temmuz 1977 yılında New York Times gazetesinde akıllara durgunluk veren bir haber yayınlanıyor.
Haberde, "ABD insanlığın esir edilebileceği görünmez silahlar geliştiriyor" başlığı kullanılıyor ve haberle ilgili bilgiler veriliyor. Bu haberin ardından yayınlanan "Beyin Kontrol harekatı" isimli kitapta, hipnoz tekniğinden, elektronik olarak beynin uyarılmasına kadar birçok konuda bilgiler yer
alıyordu. Bu kitabın ardından yine ABD İstihbarat Servisi`nde üst düzey yetkililer arasında yer alan ve bu araştırmaların başındaki isim olduğu iddia edilen Lyn Buchanan, yayınladığı "7.his" kitabında, Amerikan askerlerine psişik tekniklerin kullanılması ile ilgili bilgiler verdi.
http://www.cyborg.com.hr/web-item.php?id=43 araştırabilirsiniz.
Gerçi bu hazırlık için insanları böyle şeylere hazırlamak için kurulmuş bir site ama araştırın. Gelecek hakkında bilgi de verebilir. Sitedekiler gerçek değilmiş.
http://www.kriter.org/components/com_simpleboard/uploaded/images/Beyin.jpg
ÖZEL BÜRO – ZİHİN KONTROL TEKNOLOJİLERİ ARAŞTIRMA BAŞKANLIĞI
5/12/2007 · Kategori: Bilim

Sesli komuta
Beynimiz uyanıkken 8Hz - 30Hz, derin uykuda 0.5Hz - 4Hz, hafif
uyku'da ise ayıptır söylemesi 4Hz - 8Hz frekansları arasında
çalışıyormuş, ki bence en makbulü halk arasında alacakaranlık
hali
denilen bu aralık.
Normal bir insan kulağının duyabildiği en düşük ses 16 Hz fakat
kulak duymasa bile bu sesler beyinden kaçmıyor ve sevgili beynimiz
hangi aralıkta sese maruz kalırsa o frekansın moduna geçmeye
zorlanıp uyuyor, beyin fırtınası yapıyor, durup sakinleşiyor vs.
Bu
mantıktan yola çıkarak basit bir program sayesinde istediğimiz
zaman
uyumaya, istediği zaman ders çalışmaya zorlayarak hack'leyebiliriz
kendimizi. Denemek lazım.
Peki aynı mantıkla başkaları bizi ya da biz başkalarını bir
şeyler
yapmaya zorlayabilir miyiz? Bazı uyanık firmalar bunu yapıyor.
Mesela müzik marketlerde çalan müziklere düşük frekanslı sesli
komutlar ekleyip içerdeki insanları istedikleri ürünlere
yönlendiriyorlar. Tabi bu bir çeşit nöropazarlama yöntemi olduğu
için birçok ülkede olduğu gibi bizde de yasaklanacakmış.
Ses frekansları ile uydudan insanları kontrol etmek imkansızmış
fakat daha yakın mesafeden bir insanı robot haline
getirebiliyormuşuz. Uzaktan zihinleri kontrol edilmiş insanların
listesi epey kabarık. Daha bir sürü bilgiyi burdan ve burdan
bulabilirsiniz.
hafif.org